25 Kasım 2015 Çarşamba

ÜNLÜ RESSAMLARIN RESİMLERİNDEKİ GİZEMLİ SIRLAR

İsmini nereden aldığını merak ettiğimiz İnci Küpeli Kız'ın resmi,bazı resim eleştirmenlerine göre ilk bakıldığında, inci küpenin göze çarpmasından dolayı aldığını söylediler.Hollandalı bir ressam olan, JOHANNES VERMEER 'in 17.yüzyılda yaptığı dünyaca ünlü bir başyapıt olan bu resimde ilham perisinin kim olduğu hala bilinmemektedir.Tablonun orjinali Hollanda, Lahey'de kraliyet resim galerisinde sergileniyor.










Vincent Van Gogh 1853'te Hollanda'da doğmuştur.En ünlü resmi olan Yıldızlı Gece, resmini yaşadığı depresyon sonucu kaldığı akıl hastanesinde gece camdan bakarken,Saint-Remy kasabasından ilham aldığı söyleniyor.Ünlü eleştirmenler tarafından yorumlanan resimde,ağaçların Von Gog için ölümü ve huzuru temsil ettiği düşünülüyor.







İçerdiği sırlarla dolu Son Akşam Yemeği, Leonardo da Vinci tarafından Milano'da Santa Maria Dele Grazie'de resmedilmiştir.İçinde bulunan bulmacanın hala bir çoğu çözülememiş ve türlü türlü söylentiler çıkmıştır.O kadar çok sır varki resimde, Da Vinci bu resmi yaptığında keşke orada olsaydık ve tam olarak neyi resmettiğini görseydik diyebileceğimiz kadar.Bazı söylentiler;Hz.İsa'nın Romalı askerlerce tutuklanmasından 1 gün önce havarileriyle yediği akşam yemeğini tasvir ettiği yönündedir.

Yine Leonardo da Vinci tarafından İtalya Floransa'da yapılmış bir baş yapıt olan bu resimle ilgili bir çok soru ve eleştiri yapıldı.Resimdeki kim?Neden kaş ve kirpikleri yok?Hüzünlü mü?Yoksa tebessüm mü ediyor?Hala resimdeki kadının kim olduğuyla ilgili farklı söylentiler var.Tablonun değeri 760 milyon dolar olarak tahmin edilmekte.






1863'te Norveçte doğan Edvard Munch'ın,(Çığlık) resmini yaptığında hasta olduğu biliniyor.Ünlü ressam bu resmi arkadaşlarıyla yürürken, kendini yorgun hisseder ve onlar yürümeye devam ederken Edvard Munch trabzanlara yaslanır, gökyüzünündeki kırmızı rengi o gün, güneşin batmak üzere olan haliydi, o sıralar kendini çok yorgun ve hasta hisseden ressam günlüğünde, resmi çizerken doğanın çığlığını hissetiğini yazmıştır.Resimlerinde ölüm, korku,aşk, hayat konularıyla ön plana çıkmıştır. Ruhsal sağlığını resimlerede yansıtan ressam, ilk dönemlerde melenkolik resimler çizdiyse de, yaşamın son yıllarında daha iyi hissettiğini resimlerine yansıtmıştır.


Yaptığı resimlerde ne kadar sevip, acı çektiğini sanat severlere göstermiştir.Frida Kahlo denildiğinde aklımıza sevmekten hiç bir zaman vazgeçmediği Diego Rivera gelmelidir.O kadar çok sevdi ki; onun uğruna hayattaki herşeyden, herkesten vazgeçmeyi göze alabilirdi.Bu resimde kimsenin sevmediği, herkesin çirkin bulduğu büyük aşkıyla, düğün gününü resmetmiştir.